Gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2016 Pazartesi

Vialand

Herkese Merhaba,
Bu cumartesi bir günlük İstanbul gezisi planladık. Sabah arabalı feribotla Eskihisar'a geçtik. Sabahları vapur yolculuğunu seviyorum. Özellikle haftasonları o sakinlik insanın ruhunu dinlendiriyor. 
Bu gezimizdeki tek hedefimiz Vialand'dı. Bol bol gezip , çığlık attık.Akşam çıkışta da Pierre Loti'de güzel manzara eşliğinde çayımızı içip Bursa'ya geri döndük. 
Güzel ve bol eğlenceli bir hafta diliyorum.












6 Mayıs 2016 Cuma

Ankara

Merhaba,

Bu hafta başı Ankara'da eğitimim vardı. Bunu fırsat bilerek haftasonundan Ankara'ya gittik ve küçük bir Ankara turu yaptık.



İlk durağımız Hacı Bayram Veli Cami'ydi. Oldukça güzel bir meydan yapılmış caminin etrafında. Temiz ve ferah . Aşırı kalabalık olmasına rağmen o kalabalığı hissetmiyorsunuz. Ruhani havayı içinize rahat rahat soluyabiliyorsunuz.



Daha sonraki hedefimiz Estergon Kültür Merkezi ve oradaki teleferikti. Merkez içerisindeki müzeyi ziyaret etmenizi öneririm. Özellikle çocuklar açısından oldukça eğlenceli olabilir. Teleferikle aşağıya gidip tekrar dönerek Ankara manzarasını seyrettik. Gerek varmıydı bunlara bilmiyorum gezinin bu adımı beni pek memnun etmedi açıkcası.



En sonda Sincan'da yer alan Harikalar Diyarına gidip biraz dolaştık. Burada yeralan Masal Diyarı kısmını kızım seviyordu ama bu sefer artık pek ilgisini çekmedi sanırım artık büyüyor... Ama yine de göletin kenarında oturup bir semaver çay içip şehrin gürültüsünden uzaklaşabilirsiniz.


Gecikmeli bir yazı da olsa Ankara gezimizin bir bölümünü sizlerle paylaşmayı sonunda başarabildim. Sizi bilmem ama ben işin aslı Ankara'yı pek sevmiyorum. Tamam düzenli bir şehir, tamam başkent olmasından dolayı herşey ve hertürlü imkan var ama deniz yok :) Şaka bir yana başkent olmanın getirdiği resmiyet ve kasvet var gibi şehirde . 

Eğitimimin ve seyahatin hemen arkasında işe geri dönmenin verdiği yorgunluğu atabildiğim güzel ve sakin bir haftasonu diliyorum. 

Mutluluklar...

21 Nisan 2016 Perşembe

Koza Han


Bursa'da yaşıyor ya da gezi için Bursa'ya geldiyseniz programınıza Hanlar Bölgesi'ni eklemelisiniz. Ulu Cami ve Hanlar Bölgesi Heykel'de yer alıyor. Oraları biraz gezince Koza Hana girip bir bardak çay içip eskilere dalabilirsiniz ... 

15 Nisan 2016 Cuma

Bahar Havası


Herkese Merhaba, 

Bahar geldi gelecek derken birden yaz geldi. Bende bu duruma hiç ama hiç adepte olamadım. Sürekli bir yorgunluk hali olur mu ya ... Canımın hiç bir şey yapmak istemediği ama yapmadığı için de vicdan azabı yaşadığı bir dönemdeyim. Ya bu miskinlik bitmeli ya da bu vicdan azabı...Fotoğraflar geçtiğimiz pazar gününden sabah erken kalktığımda kasvetli ara ara sağanak yağışlı bir hava vardı. İnsanın bütün gün evde oturup kanepede uyuklayacağı bir havaydı anlayacağınız. Ama sonra ben ne yaptım silkindim efendim tüm aileyi toplayıp Gemlik Narlı'ya gittik. Güzel,pırıl pırıl güneşli bir gündü. Deniz sakin çarşaf gibiydi lakin pisti öyle böyle değil harbi pisti. Kırmızı bir kahverengilik vardı denizde ve kıyılarda bile denizin dibini görmek ne mümkündü. Bu yüzden uzaktan fotoğraflamak daha mantıklı geldi. 

Herkese Hayırlı Cumalar :)











28 Mart 2016 Pazartesi

Gölyazı

Bursa'da yaşayıp ta hala görmediyseniz en kısa zaman da Gölyazı'ya gitmenizi tavsiye ederim. Profesyonel fotoğrafçılar için bulunmaz bir cennet Gölyazı. Gerçi benim gibi acemiler de çok fazla çaba göstermeden güzel kareler yakalayabiliyor.
Aslında bir ada burası ve merkeze bir köprü ile bağlı. Sit alanı olarak kabul edildiği için tamamen koruma altında bu bölge. Bence de çok doğru bir karar.
Köye gittiğinizde en ilgi çekici olan şeylerden biri de bence kadınların erkeklerden daha aktif olmaları. Onları her yerde görmeniz mümkün. Kayıkla size göl turu da yaptırırlar, elleriyle açtıkları gözleme, çiğ börek yada onların deyimiyle lokma bana göre pişi de yedirirler.
Göl de bol miktarda tatlı su balığı var. Bunları yiyebileceğiniz mekanlar olduğu gibi satın da alabilirsiniz ama siz de benim gibi tatlı su balıklarını pek sevmiyorsanız tercihinizi kahvaltıdan yada demin bahsettiğim hamur işlerinden yana kullanabilirsiniz. Benim tavsiyem karnınızı doyurduktan sonra köy içinde yapacağınız yürüyüşle de yediklerinizi çok kolay yakabilirsiniz.


2 Mart 2016 Çarşamba

Eski Geziler - Gürcistan Batum



Merhaba ,



2015 Kurban Bayramı tatilinde hem aile ziyareti hem de tatil amacıyla Karadeniz'e gittik. Tabii Karadeniz'e gidince son yılların popüler rotası olan Batum'ada uğradık.



Gürcistan-Batum'a Giresun'dan, Trabzon'dan günlük turlar var. Biz Trabzon hareketli olan turu seçtik. Böylece gece Trabzon'u gezme fırsatını da yakalamış olduk. 


Sabah erken saatlerde başlayan tur Sarp Sınır Kapısından geçişle başlıyor. Aslında sınır kapısından geçtiğiniz anda 30 yıl geriye gitmiş gibi hissediyorsunuz. Bu da güzel bir şey aslında neredeyse endüstrinin hiç olmadığı bir ülke burası. 






İlk durak Apsaros Kalesi. Kale surları ayakta, kalede kat kat burada yaşayan medeniyetlerden izler bulunmakta.





Kale turundan sonra hedef Batum. Batum bana göre ikilemler şehri. Bir yanda yeni yapılan ya da halen yapılmakta olan çok yüksek katlı oteller, kamu binaları diğer yanda ise Sovyetler döneminden kalma yüksek katlı eski yıkık dökük apartmanlar. Batum'da endüstri yok ama turizm hızla yükselmekte. 





İnsanların alım gücü oldukça düşük. Ama sokaklar temiz ve bakımlı. Tezatlıklar ülkesi ...








Eski apartmanlar



Adliye Binası , adaletin hızlı sağlandığını simgelemek için kalem şeklinde yapılmış.




Gürcistan alfabesi bugün dünyada halen kullanılmakta olan alfabelerden biri ve Gürcüler bununla gerçekten gurur duyuyorlar. Bunda da haklılar ve bunu göstermek içinde alfabelerindeki her bir harfin üzerinde yer aldığı bu kuleyi yapmışlar.



Ali ve Nino heykeli, Gürci Nino ile Azeri Ali'nin sonu ölümle biten aşkları bu heykel sayesinde ölümsüzleşmiş. Asla kavuşamayan aşıklar bu sayede 8 dakikada bir kavuşuyorlar. Bence iyi bir turizm başarısı ... Şehirdeki bu kısa tur ve öğlen yemeğinden sonra Botanik Bahçesine gidiliyor. Dünyanın sayılı büyük bahçelerinden biri olmasına rağmen günübirlik tur olması nedeniyle bir-bir buçuk ssaat gibi bir sürede burası gezilerek tekrar şehire geri dönülüyor.









































Poseidon Heykeli, Piazza MeydanıDrama ve Tiyatro Opera BinasıAstronomik SaatMedea Altın Post HeykeliBatum Bulvar akşamüstü gezilen yerlerden. 

Batum'a tekrar gider miyim? Pek sanmıyorum günübirlik tur hemen hemen şehrin tüm önemli yerlerini gezmek, akşamüstü serbest zamanda da ara sokaklarını keşfetmek için yeterliydi. 

Batum'a geçiş de pasaport gerekmediği, Türkiye sınırına çok yakın olduğu ve şehirde gezerken hemen hemen dil sorunu pek yaşamadığınız için rahatlıkla gidilebilecek yerlerden biri. 










22 Şubat 2016 Pazartesi

Cumalıkızık

Kalıplardan kurtulmak gerekli, hayatı insanların bize biçtiği kalıplarla yaşamaya çalışınca bir yerde patlak veriyor. Kalıplara uymak için çabaladıkça yetememe duygusuyla mücadele etmeye başlıyoruz. Bu duygu bazen o kadar büyüyor ki hayattan, yaşadığımız andan zevk almıyoruz. İçimizi sürekli bir kurt kemiriyor. Sürekli bir tedirginlik hali başlıyor. Oysa hayatı bazen akışına bırakmak gerekiyor. Çok fazla detaycı olmamak, olduğu kadar deyip bırakmak. Ben bunları söylüyorum ama yapabiliyor muyum? Ne yazık ki hayır, beynimin bir köşesinde sürekli hesap kitap yapan bir yer var. Yapmam gerekenleri, nasıl ve ne zaman yapacağımı sürekli hesaplayıp duruyor. Belirlenen çizelgede en küçük bir sapma olursa da o küçük kurt beynimi kemirmeye başlıyor. Bundan kurtulmak gerekiyor bazen spontane yaşamak sonrasını düşünmemek gerekiyor.




Pazar günü yapılan küçük Cumalıkızık gezisi de işte böyle anlardan birinde aniden karar verilip yapılan bir geziydi. Zaman zaman gittiğimiz bir yer Cumalıkızık. 700 yıllık tarihi bir köy gitmediyseniz gidin derim. Sokaklarda biraz yürüyüp, biraz alışveriş yapıp insanın şu dünyada binalar kadar kalıcı olmadığının farkına varıp hayatın tadını yağamaya odaklanmak gerekiyor belkide.

700 yıllık geçmişi olan bir köyün sokaklarında gezinirken bunu her an hissediyorsunuz. Restore edilen yenilenen evlerin yanında hala bakım görmesi gereken evlerde var. Sokaklar dar ve taşlı. Ama bu sokaklarda gezinmek insana garip bir his veriyor. 




Meşhur "Cin Aralığı" . Kızıma göre iki binanın arasında kalan bir boşluk, buna ürkütücü isim koymaya hiç gerek yok:)


Eski kapılar benim ilgimi çeker ya sizin?

Güzel bir hafta olmasını diliyorum...

Kalıplardan uzak durun ...


21 Şubat 2016 Pazar

Eski Geziler - Uludağ

29 Ekim tatilini fırsat bilip 2015 senesinde küçük bir Uludağ gezisi planlamıştık. Uludağ denildiğinde nedense ilk akla gelen kar ve kayak olsa da bizim planımız tamamen doğa gezisiydi. Bence küçük doğa yürüyüşleri ve yeşille baş başa kalmak için seçilecek ender güzellikteki mekanlardan birisi Uludağ. 





Bakacak tepesinden Bursa manzarası görülmeye değer . Buraya bir seyir terası yapılmış ve terasa kadar araba ile gitmeniz mümkün ya da bizim yaptığımız gibi Çobankaya' dan bu noktaya toplam beş kilometrelik bir yürüyüş yapabilirsiniz. 







Orman Bakanlığı Uludağ'daki çeşitli kamp alanlarında ağaç evler yapmış. Çeşitli büyüklükteki evler küçük tatiller için ideal. Tabii ki havanın çok soğuyup kar yağmaması halinde...Bizim kaldığımız dört kişilik bir aile için tasarlanmış dubleks bir evdi.










Özellikle kış aylarında küçük gruplar halinde ormanın içlerine girilmemesini öneriyor yetkililer. Yaz aylarında ise gruplar için yürüyüşler planlanmış.


Doğayla baş başa kalmayı seviyor, ormanın içine çok dalmadan güvenli bölgelerde kalırım diyorsanız sadece yeşili değil doğada var olan her türlü renk tonunu görmek istiyor iseniz en doğru zaman bizim gittiğimiz dönem yani sonbahar ...


Kamp alanının etrafı tahta çitlerle çevrilmiş ve güvenlik var ama yine de unutmayın orası bir orman ve oranın asıl sahibi olanlar orada yaşayan vahşi hayvanlar. Bu nedenle her an biri karşınıza çıkabilir. Gece kaldığımız kulübenin önünde salına salına gezen bir tilki gördük mesela ...



Ben diyorum ki Uludağ'ı sadece kışın ve karla özdeşleştirmek yerine yazın sıcağından kaçmak, sonbaharda renk cümbüşünü seyretmek ve ilkbaharda yeniden uyanan doğanın tadına varmak içinde tercih edebiliriz.


20 Şubat 2016 Cumartesi

Güzel Olacak

Güzel şeyler yazmak lazım değil mi? Güzel şeylerden bahsetmek, güzel şeyler yaşamak ama bu mümkün değil ki. Her televizyon açtığımızda, gazetelere baktığımızda sürekli kötü bir haber görüyoruz. Yine de umutluyum ben, her şey daha güzel olacak, çocuklarımız daha güzel bir dünyada yaşayacak. Tıpkı bu fotoğrafta ki gibi güneşli, huzurlu güzel günler olacak. Umutluyum her şeye rağmen olacak. 



İznik Gölünü biliyorsunuzdur. Zaman zaman kaçamak yapmak için ideal mekanlardan biridir İznik Gölü. Fotoğraf geçen sene bahardan kalma.  Yazın gerçekten çok kalabalık olan göl kenarı bahar aylarında sakin. Kalabalıktan kaçmak için ideal bir yer. İznik de ise küçük bir kültür gezisi yapabilirsiniz. Çini almayı sakın unutmayın . Hafta sonu için gayet iyi bir gezi alternatifi olur unutmayın. 

Herkese güzel, huzurlu ve mutlu bir cumartesi diliyorum.